TESTİ SUYU
  Ana Sayfa
 

Kısa bile sürmüş olsa güzel bir deneyim oldu bana...Paylaşmayı sevdim ; başka bir boyutta belki ama aynı samimiyette devam edeceğim paylaşmaya.Lakin web sitesi hostinginden kaynaklanan bir sorun nedeniyle şimdilik ara veriyorum web sitesi çalışmama.

Denedim ve başarabileceğime dolayısıyla da bu yolla mutlu olabileceğime kanaat ettim.Harcanan emeğin boşa gitmemesi için daha sağlam bir platrofmda çalışmanın önemini de anlamış oldum böylece.
Yeniden başka bir zeminde buluşmak ve paylaşmak dileğimle...Mutlu kalın...














Ne oldu bizlere? Neyi nerde unuttuk ta bu kadar gömüldük bunalımlarımıza...Başımızı kaldırıp bakamaz olduk akıp giden hayata.Gencimiz ,yaşlımız ,çocuğumuz hepimizde stres ,öfke ,sitem.Çok konuşuyoruz çok anlatıyoruz ama rahatlayamıyoruz .Dillendirmek daha bir somutlaştırıyor dertleri sanki,aşılması zorlaşıyor .
Çok harcıyoruz ama tatmin edemiyoruz "isterim isterim" diyen nefsimizi.Oflamayan bir tek ağız yok.Bakışlarımız donuklaştı,bir selam bir tebessüm için çıra yakıp aramak lazım gelir oldu.Vinçle kaldırılıyormuş gibi zorla kıvrılıyor bazen dudaklar ufak bir gülümseme için.
Kırılgan da olduk bir yandan ne işitsek batar oldu.Her cümlenin ardından bir kaç ta açıklama cümlesi söylenir oldu artık.Yanlış anlaşılmaktan öd koparcasına...Bi kaç kötü tecrübeden başka ne var eder ki yanlış anlaşılma paranoyasını.İçimizde öfkeyle azar işitmeyen varmıdır yanlış anlaşıldığından ötürü.Yada varmıdır içimizde "arkadaşım söylemek istediğinden böyle bir anlam çıkardım ama sen bu nahoş şeyi kasdetmiş olamazsın değilmi?"diye bir söz işiten insan evladı.Varsa da arasın bulsun bunu diyen arkadaşını ve çeksin tüm kahrını .Bulunmaz çünkü öyle bir dost kolaycacık...
Neyi hangi arada kaybettik düşünmeden edemiyor insan.Beyaz iğne oyalı tülbentli teyzelerin keyif ve lezzet dolu bir acı kahveyle geçen muhabbetleri nerelerde kaldı.Bugünün dünya mutfaklarına kadar uzanan ikramlarla donatılmış çay saatlerinde o samimiyet yok o keyif yok şimdi.Onda var bende de olmalı kaygısı aldı yürüdü hatunlarda.Sıkı bir dost tavsiyesini sattık gösteriş ve özenti merakı pahasına...Oysa bir dilim krem şantili pastadan bin kat fazla lezzet vermez mi sıcacık samimi özentisiz sohpetler...
Amcalar da değişti şüphesiz .Nerden ne kazanırız ne alırız ne satarız ...Dertleri bu, dünyaları maddiyat oldu sadece.Teyzelerin özenti körüklerine hava yetiştirmek kolay değil tabi.
Hevesler arttıkça sıkıntılar büyüyor.Saniyeler ,dakikalar, günler çılgıncasına bir hızla akıp giderken biz kaçırıyoruz çok önemli şeyleri.Nefes bile sıkılıyor bu gidişe bazen derinleşiyor ritmi ; of çıkartıyor oh yerine...Kanaat ikliminin verdiği özgürlükten uzaklaştıkça boğazımız da sıkılıyor ,tutsaklık yaşıyoruz...
Kendimle bir dertleşmeydi bu en başta.Her şeyin böyle olmadığını düşünenler vardır mutlaka. 

Necip Fazıl daha iyi anlatır belki :


Yön yön sarılmışım ne yana baksam;
Sarılan olur da saran olmaz mı?
Kim bu yüzü çizen sanatkar ressam;
Geçip de aynaya,soran olmaz mı?

Bir parçacığım ben,bütüne hasret;
Zaman döne dursun,o güne hasret;
Ruhumsa zamanın üstüne hasret;
Ebediyet boyu bir an... Olmaz mı?

-----------------------------------------------------------------------------------

 
  Bugün 1 ziyaretçi (1 klik) kişi burdaydı!